TASAVVUFÎ TERBİYEDEKİ YEME İÇME KÜLTÜRÜNÜN YESEVÎLİKTEKİ TEMELLERİ
THE FOUNDATİONS OF EATİNG AND DRİNKİNG CULTURE İN SUFI TRAİNİNG İN YASAWİYYA
Makale Yan Taraf
Özet
Türkistan’da doğup Horasan, İran, Azerbaycan ve Anadolu’ya yayılan Yesevîlik, sonrasında kurulan yeni tarikatları önemli ölçüde etkilemiştir. Moğol istilası ile hızlanan ve Ahmed Yesevî’nin kendi asrından ve kendi coğrafyasından taşan bu etki Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında önemli rol oynamıştır. Kaynaklarda“Horasan erenleri” olarak anılan mutasavvıfların çoğunun Ahmed Yesevî’nin derviş ve halifeleri olması Yesevîliğin bütün Türk dünyasında yayılmasını sağlamıştır. Türk tasavvuf edebiyatının XII. yüzyıldaki kurucusu Ahmed Yesevî örnek hayatı ve söylediği şiirler sayesinde Türkler arasında son derece etkili olmuştur. Yesevîlik Nakşibendîlik ile birleştirilse, Bektaşilik ile anılsa ve tarikat olarak Osmanlı dünyasında teşkilatlanmasa da kurucusu Ahmed Yesevî “Hâce-i Türkistan”’dır. Kendisini takip eden pek çok Türk mutasavvıfı sadece şeriat, tarikat, hakikat ve marifetten meydana gelen “Dört Kapı”, kırk makam sistemini değil tasavvufun pek çok unsurunu da ondan almıştır. Nefisle mücahedenin yollarından biri olan yeme içme de bunlar arasındadır. Yemek hayatı idame ettirmenin yanı sıra nefsi terbiye etmenin, temizlemenin, beden ve ruh sıhhatini korumanın en hassas noktalarından biri olarak görülmüştür. Buna dair nizam yolun en başından başlayarak sonuna, kemal mertebesine kadar çizilmiştir. Yenecek gıdaların evsafları, ne kadar ve nasıl tüketilecekleri de Yesevîlikte özellikle ifade edilmiştir. Bu çalışma tasavvufî terbiyedeki yeme içme kültürüne, Yesevîliğin usül ve erkânının ele alındığı Fakr-nâme, Cevâhirü'l-ebrâr min emvâci’l-bihâr ve Hikmetler’de yeme içme kültürünün dervişlerin eğitimindeki önemine ve mutfağın bu terbiyedeki rolüne ışık tutmayı, tarikatlarda geniş ölçüde yer verilen lokma, yeme içme ve mutfak kültürünün tasavvufî temellerine inmeyi amaçlamaktadır.